Bu Blogda Ara

slider

Son Paylaşılan

Navigation

Bebeğinizi pişikten anne sütüyle koruyun

Bebeklerde pişik sorunu, bilhassa sıcak havalarda çoğunlukla ortaya çıkarken, anneler öbür önlemler ve kremlerle bu derde tedavi arıyor.
Pişik; tıbbi tabiriyle “Bez (diaper) dermatit”, çocuk bezinin bağlantı ettiği bölgede büyüyen ve en sık görülen deri hastalığıdır. Bebeklerin %7-35’inde ve genelde de 8 ila 12. aylarda ortaya çıkan pişiğin belirtileri, önlemi ve tedavi yöntemleri.

Temizleme bezi tahrişi artırır

Pişik oluşmasındaki en önemli etmen, çocuk bezinin kapatıcı yapısı dolayısıyla derinin ıslak-nemli bezlerle uzun süre teması ve buna bağlı aşırı nemlenmesidir. Suyla fazla yüklenen derinin üstteki katmanı, koruyucu (bariyer) işlevini yitirmekte ve tahriş edici etmenlerin etkisine engel olamamaktadır. İdrarda yer alan maddeler, dışkıda yer alan bir takım enzimler, safra tuzları ve öteki maddeler, temizleme bezleri ve ağızdan alınıp bağırsaklardan atılan ilaçlar bu zemin üstünde zahmetsizce tahrişe niçin olabilir.

Talk pudra korumuyor

Bebek dışkısındaki proteaz ve lipazların cilt için en manâlı tahriş ediciler olduğu gösterilmiştir. Bu enzimlere uzun zaman ve kapalı ortamlarda maruz kalındığında, deride şiddetli kızarıklık ve cilt bütünlüğünde deformasyon tespit edilmiştir. Pişik, anne sütü ile beslenen çocuklarda, hazırlanmış yiyecek veya inek sütüyle beslenenlerden daha az görülür. İnek sütüyle beslenen çocuklarda dışkıda fazla sayıda üreaz artı bakteri bulunduğundan, pişik gelişme riski artmaktadır. Dışkılama sayısı yükseldikçe pişik görülme oranı da artmaktadır, böylece ishal durumlarında pişik daha sık olur. Bebeğin antibiyotik kullanması ya da anne sütü ile beslenen bebeklerde annenin antibiyotik kullanması durumunda pişik daha sık görülür. Deri bakımı uygun bir şekilde yapılmadığında, bebeğin derisi pişik için yerinde ayla gelir. Bebeğin altını değişken sabunlarla arındırmak, çocuk bezini sık değiştirmemek, talk pudrası göstermek gibi hatalı uygulamalar sonucu pişik gelişmesi kaçınılmazdır.

Bezi sık değiştir, ılık su ile temizle…

Pişik tedavisinin en önemli iki amacı; hasarlanmış derinin iyileşmesini süratli gitmek ve tekrarlamaları önlemektir. İdrar ya da dışkının irritasyona yol açması için gereken bağlantı süresi tamamiyle bilinmemektedir, ama bezin idrar veya dışkılamadan hemen daha sonra değiştirilmesi riski azaltır. Pişik riskini en üye indirmek için yapmanız gerekenler ise şöyledir;

– Çocuk bezi yenidoğan döneminde her saat, bebeklik döneminde ise 3-4 saatte bir değiştirilmelidir.

– 10-12 saatlik gece uykusu olan bir bebeğin bezi gece baştan başa minimum bir kez değiştirilmelidir.

– Çocuk bezlerinin deriye sımsıkı yapışmasını önlemek için uygun bedende ya da bir cisim büyük bez kullanılmalıdır. Bu sayede bezin iç kısmı ve içeriğinin deriye daha az bağlantı etmesi sağlanabilir.

– Bebek mümkünse belli sürelerle bezlenmemeli ve bölge derisinin kuruması ve havalanması sağlanmalıdır.

– Kumaş değişiklik sırasında alan yalnızca ılık suyla hafifçe temizlenmelidir.

– Hafif pişik tedavisinde ve önlenmesinde çinko oksit, dimetikon, lanolin, petrolatum gibi topikal bariyer kremler kullanılabilir. Bu ajanlar bez her değiştirildiğinde kullanılmalıdır. Bu şekilde derinin hasarlanması ve enfeksiyonu önlenmiş olur.

– Daha ileri evredeki pişiklerde hafif etkin topical steroidler kısa süreli kullanılabilir. Eğer pişik bölgesinde bakteriyel veya fungal (mantar) enfeksiyonu varsa bunlara yönelik topikal çare uygulanmalıdır.

Tedaviyi doktor tavsiyesi ile yapın!

Ülkemizde pişik, genel olarak rahatsızlık olarak kabul edilmemekte ve aileler doktora danışmaksızın çeşitli uygulamalar yapmaktadırlar. Literatürde pişik tedavisi için kına uygulanması sonucu hemolitik kansızlık ve akut böbrek yetmezliği geliştiren bir vaka bildirilmiştir. Aileler bu tür uygulamalardan kaçınması konusunda uyarılmalıdır. Bebeklerin temizlenme şekli ve bezin değiştirilme sıklığı öğrenilmeli, kullanılan sabunlar, bakım ürünleri temizleme bezleri konusunda bilgi sahibi olunmalıdır. Bebeğin dışkılama biçimi ve sıklığı diyetle ilişkili olabileceğinden, hastanın gıda alışkanlıkları gözden geçirilmelidir. Bu hususlara dikkat edilmeden çare edilen hastalarda nüksler kaçınılmazdır.
PAYLAŞ
Banner

YORUMLAR:

0 comments: