Bu Blogda Ara

slider

Son Paylaşılan

Navigation

Hamilelik döneminde diş ve göz sağlığınızı koruyun

Kalsiyum kaynaklarının içten oranda tüketilmesi gibi bazı kurallara dikkat etmek, ağız,göz ve diş problemlerinin önüne geçerek sağlıklı bir doğum sürecine katkıda bulunuyor.
Her hamilelik diş kaybına yol açmıyor

Halk arasında inanıldığı gibi hamilelik döneminde annenin dişlerinden kalsiyum çekilmesi ve bu nedenle her bebeğin anneye bir diş kaybettireceği inancı dürüst değildir. Bazı anne adayları gebelik döneminde diş ve diş eti sorunları ile karşılaşmakta ve bunu da genellikle gebelik sürecine yormaktadırlar. Oysaki bu dönemde uyarı edilecek bazı noktalar ile ağız ve diş sağlığını korumak mümkündür. Bunların başında da anne adayının kalsiyum kaynaklarını doğru tüketmesi yer almaktadır.

Süt ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketimi çok kayda değer

Ağız ve diş sağlığı açısından bütün gebelik döneminde A-C-D vitaminleri, fosfor ve kalsiyumdan zengin temel yiyecekler bölge meyve ve sebzeler, tahıl, süt ve mandıra ürünleri, et, balık ve yumurta dengelenmiş olarak alınmalıdır. Hamilelik döneminde bebeğin ve annenin kemiklerinin sağlıklı olabilmesi için anne adayının, jurnal olarak 1200-1500 mg kalsiyum alması gerekir. Anne adayları bu dönemde süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler gibi kalsiyum bakımından varlıklı gıdalar tüketmelidir.

Bebeğin diş gelişimi de etkileniyor

Bebeğin diş gelişimi de anne karnında başlar. Hamilelikte bebeğin diş gelişimi 5. ve 6. haftalarda başlamaktadır. Bu dönemde anne keza kendi sağlığı hem de bebeğinin diş gelişimi için dengelenmiş beslenmeye uyarı etmelidir. Anne adayı, gebelik döneminde, iyi beslenir ve tatmin edici ağız diş bakımı uygularsa normal dönemde yaşayabileceği diş sorunlarından bambaşka bir sorun ile karşılaşmaz.

Ağız hijyenine dikkatli olmak çürük problemini önler

Hamilelik döneminde tükürükteki asit miktarı artmakta ve dişler çürümeye yatkın ışık halkası gelmektedir. Ilk aylarda görülebilen kusma sonrasında, gebelerin ağız hijyenine dikkat etmemesi de çürük riskini arttırmaktadır. Bunun için diş etlerinde sorun olan anne adayları ağız hijyenine mutlaka dikkat etmelidir somurtkan takdirde hormonal değişime emrindeki olarak dişeti sorunları artar. Dişetleri kanayan anne adayları ise dişlerini fırçalamaktan kaçınabilir. Bu koşul, dişlerde daha artı bakteri birikmesine, dişetlerinde şişliğe, kızarıklığa ve daha çok kanamaya neden olur.

Hamilelikte diş sağlığı ve tedavisi için bunlara dikkat edin

– Tatlı yedikten belirtilen bir zaman sonradan dişler fırçalanmalıdır.

– Kusma durumlarından sonra ağız bakımı yapılmalı, en azından ağız çalkalanmalıdır.

– ”Diş etlerim kanıyor” düşüncesiyle dişleri fırçalamadan kaçınılmamalıdır.

– Günde en düşük iki defa diş fırçalama, diş ipi yararlanma ile etkin diş bakımı yapılmalı ve plak birikimine engel olunmalıdır.

– Hamilelere yerinde ağız gargaraları ya da ılık tuz su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve dişeti hassasiyetini azaltır.

– Kalsiyum alımına itina gösterilmelidir.

– Mecburiyet yahut röntgen çekim işlemleri doğum sonrasına ertelenmelidir.

– Ilk 3 ay etkili diş tedavisinden kaçınılmalıdır. Tedaviler 2. üç aya; yani 4-5-6. aylara ertelenmelidir. Son 3 ay da epeyce önemlidir acil olmayan tedaviler doğum sonrasına bırakılmalıdır.

– analjezik ya da antibiyotik kullanımı doktor önerisi alınarak yapılmalıdır.

– Yerel duyumsuzlaşma yapılmasında özel bir şart yoksa sakınca yoktur; ama gerçi ilk kez kadın doğum doktorunun önerisi alınmalıdır.

Ve Göz...

Gebelik sürecinde yaşanan fizyolojik değişimler, vücutta çeşitli sistemleri etkileyerek bir takım rahatsızlıkları da beraberinde getirebiliyor. Bu dönemde bilhassa göz sağlığı negatif etkilenerek görme kayıpları ortaya çıkabiliyor. Gebe hastaların bu özel durumları göz önünde bulundurularak, anne ve bebek sağlığına zarar gelmeyecek şekilde çare edilmesi büyük ağırlık taşıyor.

Görmede bulanıklık oluşabilir

Hamilelik, gözde kırma kusuru değişikliğine niçin olmaktadır. Progesteron ile bağlantılı olarak kornea dokusunun yani gözün en öndeki bombe saydam tabakasının su tutma özellikleri değişir. Bunun sonucunda görmede bulanıklık ve özellikle kontakt lens kullananlarda lense karşısında aşırı bir duyarlanma gelişebilir. Bu dönemde kontakt lens kullanımının ertelenmesi dürüst bir tercih olmaktadır. Her ne değin hamilelerde görme problemleri fizyolojik nedenlerle gelişebilse de, görme ile ilgili şikayeti olan bütün gebe kadınların yakınmaları büyük bir hassasiyetle ele alınmalı ve dikkatle bir ayırıcı teşhis çalışması gerçekleştirilmelidir.

Ciddi hastalıklar tetiklenebiliyor

Hamilelikte fizyolojik etkenler damarsal değişimleri tetikleyebilmektedir. Bunlar aralarında kafa içi damarlarda yapı bozukluklar, göz retina atardamar tıkanıklıkları, kendiliğinden çoğalan göz çukuru kanamaları ve hipofiz bezi kanamaları sayılabilmektedir. Hormonal değişimler hipofiz bezi ve göz boşluğunun iyi ve kötü huylu tümörlerinin büyümelerine ve daha da belirginleşmelerine yol açabilmektedir. Gebelik doğrudan bu tümörlerin oluşma nedeni değildir ama daha önce meydana gelmiş olan oluşumlar bu dönemde daha keskin ışık halkası gelebilmektedir.

Kan basıncı ölçümü fazla kayda değer

Gebe kadınlarda preeklampsi ve eklampsi adıyla tanımlanan damarlarda değişikler sonucu ortaya çıkan durumlar mutlaka araştırılmalıdır. Gebe hastaların kan basıncı mutlaka ölçülmelidir. Eklampsinin görme yollarının tümünü etkileyebileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Preeklampsi aşamasında öne meydana çıkan bulgular hipertansiyon ve idrarla aşırı protein atılmasıdır. Preeklamptik hastalar eklampsi aşamasında istem dışı kasılmalarla hatta koma hali ile hastaneye ulaştırılabilmektedir.

Süre kaybedilmeden uzmana başvurulmalı

Bu hastaların yapılan göz muayenelerinde; görme siniri ödemi, hipertansiyona alt retina değişiklikleri, göz damarsal tabakasında tıkanıklıklar, ağ tabakada istikrarsız toplanması görülebilir. Gebe hastalarda beyin dokularında ve bunun sonucunda görsel alanda hasarlanma, buna tabi olarak serebral körlük gelişebilir. Tedavi edilmeyen kişilerde, daha ileri aşamalarda şipşak geri dönebilen beyin dokusu tutulumu gelişebilir.

Kafa içi basınç artışına uyarı

Hamilelerde görme siniri ödemi sıklıkla sebebi emin olmayan kafa içi basınç artışı sebebiyle gerçekleşmektedir. Gebelik döneminde pıhtı oluşma eğilimi sebebiyle damar tıkanıklıkları ve özellikle kafa içi pıhtılaşma atlanmamalıdır. Sebebi meçhul kafa içi basınç artışı gebe kadınlarda sıklıkla vücutta kontrolsüz değişken birikimi ile birlikte seyreder. Bu iki durumun özenle ele alınması gerekir. Bu hastalar için yakın takip fazla manâlı olmakla birlikte, genellikle kilo artışının kontrolü vücutta dengelerin korunmasına yardımcı olmaktadır.

Görme sinirinin iltihabı doğurganlık dönemindeki kadınlarda görülebilen bir durumdur ve gebeliğin erken dönemlerinde veya gebelik sonrası gelişebilir. Ara dönemde gebelerdeki bağışıklık sisteminin enerjik olması doğruca böylece görülmemektedir.

Radyasyondan korunmaya özen gösterilmeli

Gebe hastalarda uyarı edilmesi gereken bir diğer durum tanı araçlarının özenle seçilmesi ve kullanılmasıdır. Gerekli ise bilgisayarlı tomografi çekileceği sırada karın bölgesi bir radyasyon geçirmeyen kalkanla korunmalıdır. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gebelerde en sık kullanılan tanı aracıdır. Kontrast madde kullanımının diğer görüntüleme yöntemlerinde olduğu gibi göz damarlarının görüntülemesinde kullanımı uyarı gerektirir ve çok gerekli olmadıkça ertelenmelidir. Hamilelerde kan koagülasyon özellikleri de ayrıntılı araştırılmalıdır.

Itinalı değerleme yapılmalı

Tanısı emin gebe hastalar için tedavi planları da öbür özellikler gösterir. Amerikan Yiyecek ve Hap Dairesi’nin (FDA) hap sınıflama sistemlerine uyarı edilmelidir. FDA Class A grubu ilaçlar güvenlidir. Class B ve Class C grubu ilaçlar için tedbirli değer biçme yapmak uygundur. Class D ve X grubu ilaçlar hamile hastalarda asla kullanılmamalıdır. Hamile hastaların görme ile ilgili yakınmalarının tedavisinde nöroloji ve bayan doğum uzmanlarıyla birlikte hareket edilmelidir. Hamilelik esnasında bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklar iyileşebilir ama hamilelik sonrasında çabucak tetiklenebileceği akılda tutulmalıdır. Epidural hissizlik ile doğum yapan gebelerde, geçici göz kapağı düşüklüğü görülebilmektedir.

Hamilelik, kadınların hayatında fazla özel bir dönemdir. Bu dönemde genel yakınmaların yanında görme yönünden de rahatsızlıklar gelişebilmektedir. Görme ile ilgili en minik bir yakınmada bir göz doktorunun bilgisine müracaat etmek, sağlıklı hamileliği güvenceye alabilecek doğru bir yaklaşımdır.
PAYLAŞ
Banner

Danisman Hocam

YORUMLAR:

0 comments: