Bu Blogda Ara

slider

Son Paylaşılan

Navigation

Kaynak kodları ve yazılım

Son zamanlarda bu konunun çok tartışılması üzerine yazmakta farz oldu. Herkesin diline dolanan birkaç laf var. "Çip", "Kaynak Kodları", "Dost-Düşman ayırma sistemi" vs. Maalesef bu kavramlar hakkında yeterli bilgisi yok insanların, mesela Dost-Düşman ayırma sistemini çok komplike bir sistem zannediliyor, sanki dost uçak olunca atış mekanizması otomatik olarak kilitleniyor falan gibi düşünülüyor. Böyle bir şey yok sayın üyeler. Televizyonlarda kendisini askeri uzman falan olarak anlatan insanların gerçekten asker ya da uzman falan olduklarını bir araştırın, bunu araştırdıktan sonra birde anlattıklarını araştırın. Ne kadar doğru olabilir, biz yanlış mı biliyoruz acaba? Veya anlattığı şeylerin kanıtı niteliğinde bir olay yaşanmış mı? Bunları biraz araştıralım.
Şimdi en bilinen sistemden bu IFF (Identificaiton Friend Or Foe – Dost-Düşman ayrım) sisteminden başlayalım. Bu öyle zannedildiği gibi çok karmaşık çok komplike bir sistem değil. Çok basit bir çalışma mantığı var. Radarın çalışma mantığını basitçe anlatmıştım önceden. O mantığa entegre bir sistem gibi düşünebilirsiniz. Sizin radarınız tarama yaparken bir unsur tespit ederse IFF sisteminden bu unsura bir sinyal gönderilir. Sinyal olumlu dönüş alırsa o unsur dost demektir. Olumsuz dönüş alırsa veya hiç dönüş almazsa o unsur tanınmayan / düşman unsurdur. En önemli kısım ise IFF sisteminin mühimmat atışına bir etkisi yoktur. Yani siz dost görülen bir uçağa da gayet kilit atıp, atış gerçekleştirebilirsiniz. Bu da demek oluyor ki bizim uçak denk gelse ABD uçağını bile düşürebilir.

Diğer kavramımızda yine çok duyduğumuz ama birçoğumuzun gerçek işlevini bilmediği “Kaynak Kodları” kavramı. Kaynak kodları dediğimiz şey uçağın veya başka bir unsurun içindeki değişiklikleri kontrol altında tutan, temel yazılımlardır. Bu da uçağın inişine kalkışına füze atmasına falan engel olabilecek bir sistem değildir, en azından havadayken öyle uzaktan erişimle yapılacak bir şey değildir. Genel olarak amacı üreticinin bilgisi dışında yeni bir özellik eklenmesini engellemektir. Mesela biz SOM seyir füzesini geliştirdik, onu kanadın altına takınca uçak hemen onu atamıyor. Bunun yazılımsal olarak da uçağın bilgisayarına tanıtılması, atış parametrelerinin girilmesi değiştirilebilir ve geliştirilebilir olması gerekiyor. Yani günlük hayattan bir örnek vermek gerekirse: Siz bir yazıcıyı bilgisayara taktığınızda hemen çalışmaz, öncelikle o yazıcının driverini (sürücüsünü) sisteminize kurmanız gerekiyor. Zaten driverın tanımı da budur: Sisteme yeni bir üniteyi tanıtmak. Böyle örneklendirebiliriz. Uçaklarda ya da diğer askeri unsurlarda da İşte tüm bunların yapılabilmesi için o eklemelerin, değiştirmelerin geliştirmelerin yapılmasına izin veren şey “Kaynak kodları”. Ve onları değiştirmek içinde yetki gerekiyor. Bunu da gizli bir yere girerken yalnızca yetkili olanların alınması şeklinde düşünebiliriz ya da bilgisayar örneğinden devam edecek olursak: eğer bilgisayarın yöneticisi biz değilsek bizden yönetici izni ister, hani bir uygulamayı sağ tıklayıp yönetici olarak çalıştır diyoruz ya. Hah işte tam o hesap. Biz kaynak kodlarına erişim izni alıyoruz aslında. Kaynak kodları dediğimiz olguda kısaca böyle bir şey.

Bu “çip var”, “pentagondan bir düğmeye bassalar bizim uçak kalkmaz”, “kalksa bile inemez”, “yere çakılır”, “ateş edemez” vs.vs. bunlar tamamen hurafe şeylerdir. İnanmayacak arkadaşlar lütfen bu birde şöyle düşünsünler: Bu uçaklar öyle zart diye alınmıyor, kabul testleri diye bir şey var. En son teslim alınırken yapılan kontroller var. Bizlerin aklına gelen emin olun bu uçakları denetleyen ekibinde aklına geliyor, dolayısıyla kimse 10 bin kilometre öteden bir tuşla yere çakılacak bir aracı milyon dolarlar verip almaz.

Son olarak haberlerde falan gördüğümüz “F-16’lar artık özgür” falan gibi yapılan haberlere ithafen şunları söylemek istiyorum: F-16 lar artık özgür derken mesela, bu önceden özgürce uçurulamıyordu, tamamen biz hakim değildik anlamında değil, artık yazılımsal olarak herhangi bir ekleme/değiştirme/geliştirme yapacağımız zaman Üretici Firma Lockheed Martin’e gidip “gardaş biz şöyle şöyle bir şey yapacaz” diyip onay beklemeyeceğiz kaynak kodları zaten elimizde istediğimiz gibi işimizi halledeceğiz demek.

Bu haberlerde falan çıkan Yunan Uçaklarıyla yaşanan it dalaşlarında falan uçak neden düşürülmüyor? Birbirlerini NATO müttefiki olarak gördüklerinden dolayı değil, diplomatik kriz çıkmasın diye düşürülmüyor. Yoksa dost gördü ondan vuramadı gibi bir durum yok.

Veya belli zamana kadar biz pkk nın yerleşim yerlerini tam olarak vuramıyorduk, belli bir yerden sonra sadece dağ taş bombalanıyordu. Bunun sebebi de yine uçaktaki sistemlerden ötürü değil. Yine diplomatik kriz çıkmamasından kaynaklı. ABD bize uçağın mühimmatını veriyor ama şuralarda kullanamazsın diyor. Kullanırsan ne olur? Diplomatik kriz olur, ambargo uygulanır vs. Yani o konuda yine yazılımsal değil politik, diplomatik bir konuydu. E bugün nasıl vurabiliyoruz peki yani nasıl izin veriyorlar diye merak ederseniz de onun açıklaması da şu: Bizim mühendisler ambargo ile çalışıyor. ABD de bunun farkına vardı. Baktı biz ambargo olunca daha iyi işlere imza atıyoruz, en iyisi ambargo falan uygulamayalım demeye başladılar.

Yazılım hususu genel olarak bu şekilde.
PAYLAŞ
Banner

Danisman Hocam

YORUMLAR:

0 comments: